Yazlık konutlar turizme kazandırılsın.

iKiNCi KONUTLAR (YAZLIKLAR) TURiZME KAZANDIRILSIN!!!

2. Konutlar, ya da diğer adıyla yazlıklar ekonomiye ayrı bir yüktürler. Senede ortalama sadece 35 gün kullanılan bu evler ülke ekonomisine, yastık altı altınlardan, kayıt dışı paralardan çok daha zararlıdırlar. Senede ortalama 35 gün konaklanan bu evler için, 12 ay konaklanan evler kadar altyapı gerekmektedir. Ve bu yatırımı biz vergi verenler, konut sahibi olmayanlar da öder. Bunları yasaklayamazsınız. Ancak örneğin Amerika’daki gibi bölgesine göre 10 katına varan ÇOK AĞIR vergilerle insanları 2. konut yani yazlıklardan caydırabilirsiniz.

Ülkemizdeki gelir seviyesi yüksek 4, 5 milyon yazlık sahibini de ülke iç turizmini daha ekonomik ve atraktiv kılarak, yurdunu tanıyarak kültürel ve sejur ağırlıklı turizme yönelmesini sağlayabilirsiniz. Örneğin İstanbul’a en yakın konumdaki yazlıklar Silivri’dedir ve bu yazlıkların ortalama değeri 70.000 USD civarındadır. Oysa Bu aile evini satıp; Türkiye’mizi gezerek, insanımızı tanıyarak ve bulaşık çamaşır, ütü, temizlik, alışveriş, misafir ağırlama derdi olmadan, açık büfe yemeklerle senede 2 kez otellerde tatil yapabilir. 4 kişilik bir aile her seferinde 1-2 milyar harcasa bile sattığı evinin parasının faizi ile 20-30 yıl tatil yapar. Evin Parası cebinde yada faiziyle bankada durur. 2. Konut bölgelerindeki belediyeler de gerçek değerlerini elde ederler. Daha iyi hizmet sunarlar. (Kışın 300 bin, Yazın 3 bin nüfuslu belediyeler var) 2. Konutunu satan aile yurdumuzun kültürel, doğal zenginliklerini tanır. Satılan ev sonucu elde edilen para, cepte ya da bankada farketmez, ekonomiye katkı sağlar. Aile; gittiği, gezdiği yerde ekonomiyi canlandırır. İç turizm canlanır, gelişir. Oteller, acenteler pazar paylarını büyütür. “Yok illa satmayacağım” diyenden de devlet, belediye bölgesine göre 4 ila 10 katı vergiyle ekstra para kazanır.

Bir soru da, Türkiye’de ikinci konutlar; Türkiye’de hızla yaygınlaşan ikinci konutlar devretatil sisteminde kullanılabilir mi? İkinci konutların devretatil sistemine adapte edilip edilemeyeceğine ipuçları veren ilk ciddi çalışma, Turizm Bakanlığı’nın 1992 yılında yayınladığı “İkinci Konutların Turizm Amaçlı İşletme Modelinin Tespiti Araştırmasıdır”. Bu araştırmada 4 bölgenin 17 ilindeki 102.400 adet ikinci konut kapsama alınmıştır. Bu konutların yüzde 12’si tek katlı, yüzde 43’ü dublex ve yüzde 45’i apartman katı. Devremülk olarak kullanılabilecek (bağımsız birim olarak) potansiyel de yüzde 55 dolayında, yani 50 bin konuttan fazla.

İkinci konutların en yoğun olduğu illerimizde Muğla, Aydın ve Balıkesir şeklinde sıralanırken, apartman katı olarak sahip olunan ikinci konutların yüzde 25’i Mersin’de bulunuyor. Devretatil için uygun konutlardan olan dubleks evlerin yüzde 40’ı da Muğla’da. Tek katlı konut tipinin yüzde 40’ı da Aydında bulunuyor. Bu konutları turizme açmayı düşünenlerin oranı yüzde 40 dolayında iken, ikinci konutlarında insanlar ortalama 1-3 ay arasında kalıyor. Geri kalan dönemlerde konutlar boş duruyor. Diğer yandan konutlarının turizme açmayı düşünen her yüz kişiden 70’i kendisi kullandıktan sonra, 20’si tüm dönem için, 8’i diğer bölgelerdeki ikinci konutlarda veya turistik tesislerde tatil yapabilmek koşulunu arıyor. Her 100 kişiden 65’i, ikinci konutlarını turizme açtıktan sonra, elde ettiği gelirle başka bir turistik konaklama tesisinde kalacağını taahhüt ediyor.

(Bu bilgiler TÜRSAB AR-GE SORUMLUSU EROL KARABULUT’UN 1998 yılında yaptığı devremülk araştırma dosyasından alınmıştır.)