turizmhaberleri.com’da Cem Polatoğlu Röportajı (Nilgün Atar)

Paylaş

turizmhaberleri.com’da Cem Polatoğlu Röportajı (Nilgün Atar)

Baracuda Tour iptal edilen belgesini 4 yılda geri aldı

Köşe yazısı nedeniyle belgesi iptal edilen Baracuda Tour’un sahibi Cem Polatoğlu; 4 yıl sonra belgesine kavuştu. Polatoğlu; ‘hayatımın en karanlık 4 yılını unutmak istiyorum. Allah kimseye böyle haksızlık yaşatmasın’ dedi. Nilgün ATAR
28 Mayıs 2016 CumartesiNilgün ATAR- turizmhaberleri.com-ÖZEL

Yıl 2012… Aylardan Ağustos, üstelik bayram öncesi… Baracuda Tour’un belgesi, Kürtaj turizmi üzerine yazdığı köşe yazısı ve ulusal basında çıkan haberler nedeniyle savunma dahi alınmadan 3 saatte iptal edildi. Süreç öyle hızlı gelişti ki; Baracuda Tour’un sahibi Cem Polatoğlu bile belge iptalini basından öğrenmişti.

Kısaca hatırlatalım: Polatoğlu nun köşe yazısı ‘Kürtaj Dahil ” 299 Euro 3 gece – 4 gün ” başlığını taşıyordu. O dönemde gündemde olan kürtaj yasağının; kumar, alışveriş, eğitim, bayi ve seks turizmi örneklerinde olduğu gibi kürtaj turizmini doğuracağını öngörüyordu. Bu turu düzenlediğini ispatlayan bir belge ve kayıt söz konusu değildi, zaten sorulmadan direkt iptale gidildi.

Bir seyahat acentasının belgesinin köşe yazısı ve basında çıkan haberler nedeniyle jet hızıyla iptali aslında bir ilk… Bu nedenle de iletişim ve Turizm Fakültelerinde; turizm, basın, iş ve ticaret hukuku başlıklarında araştırma ve tez konusu olmalıdır..

2012 tarihli haber linklerimiz:
www.turizmhaberleri.com/koseyazisi.asp?ID=1976
www.turizmhaberleri.com/koseyazisi.asp?ID=1970
www.turizmhaberleri.com/haberayrinti.asp?ID=23460

GÜZEL HABER: 4 YIL SONRA GELEN ADALET…
Şimdi çok güzel bir haberimiz var. Baracuda Tour’un iptal edilen belgesi 27.4.2016 tarihinde geri verildi. Biz de 4 YILDIR Andiamo Tour ile faaliyetlerini sürdüren Cem Polatoğlu’nu aradık. Belge iptali ve geri kazanımı ile ilgili ilk demecini turizmhaberleri.com ‘a veren Cem Polatoğlu; ‘sizin de bu süreçte yazılarınızla çok emeğiniz geçti. Teşekkür ederim’ dedi. İşte Cem Polatoğlu’nun belge mücadelesi ve sonuç ile ilgili ilk açıklamaları:

TÜRKİYE’DE MARKA YARATMAK ZAMAN ALIYOR..BİR YAZI İLE BELGEMİZİ KAYBETTİK
2012 yılında iptal edilen acenta belgenizi 2016 yılında geri aldınız. Bu süreçte Andiamo Tour üzerinden ticari hayatınıza devam ettiniz. Ancak imkanlarınız olmasaydı, bu belge iptali nedeniyle 34 yıllık ticari hayatınız da bitebilirdi değil mi?

Kolay değil. Bakkal dükkanı gibi 3 saatte sorgusuz sualsiz belgemi aldılar. Bununla da övündüler. Bizim altımızda ki ‘FARUK ECZANESİ’ değil ki kapatılan. Ertesi gün Davut Eczanesi diye açarsın, ne müşterin değişir, ne ciron. Incoming yapan şirket veya Bilet esaslı olsam bir nebze işim kolaydı. Ama Türkiye’de bir marka yaratmak gerçekten çok zor. Olay sadece parayla da olmuyor. Elbette gazete, TV, Google ilanları da vermelisiniz ama her şeyin başında çok düzgün iş yapmalısınız, Çocuğunuz gibi, adını verdiğiniz, emeklettiğiniz, büyüttüğünüz Tam ekmeğini yiyeceğiniz noktaya gelmişsiniz…. Bir yazınız yüzünden belgenizi iptal ediyorlar. Üstelik kapatılan şirket 2 şirketinizden en bilineni.

ALLAH KİMSEYE BÖYLE BİR HAKSIZLIK YAŞATMASIN
Bu süreçte yaşadığınız zorluklar neler oldu, anlatır mısınız?
Kötü günlerdi. En büyük sıkıntıyı ailem çekti. Oğlumu psikologlardan psikiyatristlere taşımaktan helak oldum. Sanki benim psikolojim normalmiş gibi. Altınızdan merdiven çekilmiş gibi koca bir boşlukta hissediyorsunuz kendinizi. Kimseyle konuşmak istemiyor, telefonlara dahi çıkmak istemiyorsunuz.

Tam bayrama birkaç gün kala olay meydana geldiği için havayollarına, otellere vs yaptığınız tüm ödemeler de yanmış… Çalışanlara tazminat vermek durumundasınız.. İnanın bunları size anlatırken bile şu anda vücut kimyam değişti. Daha fazlasını anlatamayacağım. Allah kimseye vermesin böyle bir haksızlık.

Belgenizi geri almak için nasıl bir hukuki süreç yürüttünüz?
Elbet hemen idari mahkemeye başvurduk. Tüm avukatlar ‘kardeşim senin savunmanı almamışlar bile, ilk duruşmada alırsın belgeni’ demelerine rağmen topyekûn savaş açanların, yalan yanlış, alakalı alakasız kişilerin ‘N’olur Başkanım’ temalı şikayet dilekçelerinin etkisi ile dava 4 sene sürdü.

TAMAMEN SİYASİ BİR MANEVRA.. KENDİ İÇİMİZDEKİ BALYOZ
Şu an neler hissediyorsunuz? Yaşadıklarınızdan dolayı TÜRSAB Yönetimi ve Başkanı Başaran Ulusoy için neler söyleyeceksiniz?
Beni tanıyanlar bilir. İnancım ve felsefem gereği kimseye kinim nefretim olmaz. Ama kimseye de tapınmam. Başkan Ulusoy’u olaydan kısa bir süre sonra gördüğümde bana doğru geldi, ben de 11 bin acentanın başkanının elini ayağa kalkarak sıktım. Her şeyin başında bir Çerkez çocuğu olarak büyüğüme, makama karşı terbiyem bunu işaret ediyor. Bana yapılanlar elbet sadece benim şahsımı ilgilendirir. Yani bir Stocholm sendromu değil yaşadıklarım. Ayrıca, ben bu olayı tamamen siyasi bir manevra olarak görüyorum. Yani bir ‘Muhalifin’ en azından maddi ve manevi olarak ‘bertaraf’ edilmesi operasyonu. Bir nevi uyduruk düzmece belge ve şikayetlerle kendi içimizdeki Balyoz, Ergenekon operasyonu.

BELGEMİN İPTALİ İÇİN ‘NOLUR BAŞKANIM’ DİYE YALVARDILAR
Esas kızdığım kişiler; Başkandan çok ufak çıkarları için ‘gönülden’ alet olan 11 kişi. Biri hariç ki diğer 10 kişiyi ben affetsem de Yüce Allah’ın (CC) affetmesi çok zor. Bahsettiğim meslektaşım, büyük bir mesleki topluluk ve ortam içerisinde ayağa kalkarak benden özür diledi ve elim kırılsaydı da imzalamasaydım diyerek çok üzgün olduğunu belirtti. Vicdanı daha fazla beklemeyi kaldırmadı. Malum aynı süreçte, seyahat acentası sahibi veya çalışanı olmayan bir kişinin ‘N’olur Başkanım’ temalı dilekçesi gönderilerek bakanlıkta işlem gördü ve bu muhteşem hareketi ile o seneki ücretle 5.000 TL’ya Türsab’da işe alındı. Halen o zat’ın maaşının bir kısmını ben ödüyorum. Ne acı ki şimdi kapatılmasına vesile olduğu BARACUDA TOUR’da ona maaşının bir kısmını ödeyecek.

DİLEKÇE GÖNDEREN VE YÜZÜME GÜLEN MESLEKTAŞLARIM…
Yine içlerinde şirketimde yer verdiklerim, haksızlıklara, kendisine edilen hakaret ve küfürlere karşı savaştıklarım, Benim turlarımı satan, beraber yediğim içtiğim, yüzüme gülen kişiler de var. Bu dilekçeler ve imza sonrası kimisi yönetim kuruluna seçildi, kimi yurtdışı gezilerle ihya edildi, beriki danışman oldu, iptal edilen belgesi anında geri geldi vs… Peki, değer miydi? Nasıl toplum içine çıkacaklar, meslektaşlarının yüzlerine bakacaklar şimdi?

ARTIK HAYATIMIN EN KARANLIK 4 YILINI UNUTMAK İSTİYORUM
Kısaca kötü bir rüya ya da kabus diyelim, artık sona erdi. Elbet kanuni haklarım, maddi kayıplarım ne ise tazmin etmeye çalışacağım. Ama malum bu tür tazminat davaları sadece birkaç kuruşla geçiştirilen kaybın binde birini karşılamayan davalardır. Açıkçası ben de bu süreci başlatacağım ama asla şahsen takip etmeyeceğim. Çünkü bu hayatımın en karanlık 4 yılını artık UNUTMAK İSTİYORUM.