Paylaş

Hande ARSLANALP

Sayın Cem Polatoğlu ,

Beni iyi tanıyanlar bilir, mesleki yazışmaların yapıldığı portalları işgal eden biri değilimdir. Genellikle çalışmalarımla ilgili haberleri, yazıları yazılı ve görsel basından takip edersiniz, ya da katıldığım, yönettiğim çalıştay ve benzeri toplantılara ait raporlardan okursunuz. Bu bağlantılarımda meslekteki çok uzun yılların yanı sıra Ege Üniversitesi İşletme Fakültesi Turizm Bölümü mezunu olmamın, hatta bölüm kapanıncaya kadar yüksek lisansa devam etmenin bir etkisi de olsa gerek.

Ancak bu kez durum başka.
Bu kez ve ilk kez bir Facebook grubuna üye tüm meslektaşlarıma, 11 Nisan 2018 Çarşamba günü gerek kendi web sitenizde (http://cempolatoglu.com), gerekse Turizm Meclisi Facebook gurubunda yayınladığınız, hakkımda ciddi hakaret içeren ve tamamen gerçek dışı söylemlere dayanan ithamlarınıza cevap vermek zorunluluğundayım. Mesleki itibarınızı bir defa daha böyle hayal mahsulü ve emek kıskançlığı kokan suçlamalarla yerle bir edeceğinize, aslında geçmişte çok takdir ettiğim iş başarılarınızın yenileriyle gündemde kalmaya çalışsanız sizin için çok daha faydalı olurdu. Nefret ve kavga söylemleriyle bezenmiş yazılar size sadece geçici “yandaşlar” kazandırır ama çok ihtiyacınız olduğunu bu saldırgan tutumlarınızdan anladığım “dost” kazandırmaz. Bu kişisel görüşlerim ışığında rahmetli gazeteci babamın bir öğüdünü de size aktaracağım: Birisi veya bir konu hakkında yazmadan önce DERSİNİ İYİ ÇALIŞ, ÜZÜLÜRSÜN. ( O, madara olursun derdi.)
Şimdi gelelim şu ithamlarınıza.

1) Sizin ceza aldığınız dönemde ben Merkez Yönetim Kurulu üyesi değildim, yani sizi şikâyet eden 11 kişilik Yönetim Kurulunda ben yoktum, ben 3 kişiden oluşan Disiplin Kurulu üyesi idim. Cezanız ile ilgili sizi Bakanlığa şikayet eden son mercii olan Yönetim Kurulu Üyeleri ve Disiplin Kurulunun diğer üyeleri olduğuna göre sadece BENİM hedef alınma nedenim nedir? (Kaldı ki ceza almanıza da şahsen üzülmüştüm.)

2) Size tek başıma ceza verdiğim için hemen 2 dönem Yönetim Kurulu üyeliğiyle ödüllendirilmeme gelince, kuşlarınız yine yanlış bilgilendirmiş.
o Ben 1 dönem Merkez Yönetim Kurulu üyeliği yaptım 2 değil,
o Daha önce Disiplin Kurulu Yedek Üyeliği -Disiplin Kurulu Üyeliği
o 2007 – 2015 yılları arasında 8 yıl her toplantıya İzmir’den kendi imkanlarım ile katılarak IATA Komitesi Üyeliği yaptım.
Aynen dediğiniz gibi LİYAKATLA seçildiğim Yönetim Kurulu Üyeliğine 2000- 2013 yılları arasında meslek Örgütümüz olan TÜRSAB da kademe kademe çalışarak geldim… Görevi devretme zamanı geldiğinde yeni sorumluluklar almaktan yüksünmeden çalışmaya yine devam ettim. Üzüme koruk demek için bile daha seviyeli olmak lazım.

3) Başkan Başaran Ulusoy bana Gastronomi Hall ! Görevi vermiş. Sanırım bunun ne anlama geldiği suflörünüzde saklı. Her ne kadar Sizi gerçekler daha az ilgilendiriyorsa da değerli meslektaşlarım için doğrusunu anlatayım:
TÜRSAB Merkez Yönetim Kurulu Üyeliği yaptığım 2013 – 2015 Döneminde Yönetim Kurulunda sizin deyiminizle ‘’İzmirli kadın üye” olmam sebebi ile TÜRSAB & İZFAŞ ortaklığında her yıl İZMİR’ de düzenlenen Travel Turkey’de Başkanı temsil etme, adına toplantılara katılma ve İZFAŞ ile koordinasyon sağlama konularında görevliydim.2014 yılında İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız 2015 yılında açılacak yeni Fuar-İzmir alanında Travel Turkey de bir farklılık yaratma için öneri istedi. Uzun bir süredir kendi acentem ITALTUR’ un projesi olarak geliştirdiğimiz Gastronomi Turizmi Kongresi projesini TÜRSAB ve İZFAŞ’a Travel Turkey içinde düzenleyelim diyerek ben verdim Cem bey …. Daha önce kurduğumuz yurtdışı ilişkiler dahil tüm ön hazırlıklarıyla birlikte TÜRSAB ve İZFAŞ la 2014 yılında çalışmaya başladım. Kısa sürede İTO, İEÜ ile de bir sinerji yaratılarak bu yıl 4.sü düzenlenecek bir kongre ortaya çıktı, hem de uluslararası katılımla.
Kongreye çalışmaya başladığımızda TÜRSAB Gastronomi Turizmi Komitesi kurulmamıştı. 2015 Mart veya Nisan ayında kuruldu. Ben Kongre’nin Danışma Kurulu ve Organizasyon Komitesinde tamamen gönüllülük esası ile kendi şirketime 1 liralık dahi ticari fayda sağlamadan çalıştım ve bu yıl dördüncüsü için çalışmaktayım. Kongrenin tüm mali işleri, tahsilatları ödemeleri ve hesapları İZFAŞ tarafından yürütülmektedir. Acaba bir tane şirketime ait fatura var mıdır? Muhatap İZFAŞ bulabilir misiniz sorun istersiniz? Ama siz gönüllü olarak çalışmayı düşünemezsiniz değil mi? Sanırım sizi bu yalan bilgilerle yazı yazmaya suflörleriniz de gönüllü olarak çalışmayı hayal edemez. Ben çalışırım Cem Bey. Aynen İzmir Kongre Bürosunda ( CVB ) Başkan yardımcılığı görevinde ve birçok sivil toplum örgütünde ve TÜRSAB da çalıştığım gibi…

4) Uluslararası Gastronomi Turizmi Kongresi çok başarılı olup çok ses getirince bunu Komite bünyesinde gerçekleştirmek adına 2016 yılında Başkanın tavsiyesi ama üyelerin seçimi ile TÜRSAB Gastronomi Turizmi Komite Başkanı oldum. Zaten TÜRSAB ‘da Komite Başkanı olmak için kişinin ACENTESİ olmak zorundadır. İki yılda komite olarak çok başarılı çalışmalar geçekleştirdik, ekleyecek hiçbir şeyim yok, üyelere sorun, komitenin faaliyet raporunu okuyun, basını takip edin. (Bu arada sözüm ona beni küçümsemek adına Kebaba a da hakaret etmeyin. Tanımadığınız İtaltur müşterilerine hakaret etmeyin. Gerçek Gurme dostlarıma, başarılı şef arkadaşlarıma hakaret etmeyin. )

5) Her hangi bir meslek örgütünde veya seçimle yönetilen bir kuruluşta seçim yapılır, oylar sayılır ve yeni yönetim görevine başlar. Seçim bitmiş, iş zamanı, üretme zamanı gelmiştir. Artık kamu yararı söz konusudur. Seçimlerin bir hizmet yarışı olduğunu kavrayamamış olanlar kuyruktaki kişilerin listesini tutar. Onlar için seçim bitse bile kaos arzusu devam etmektedir. Kurumsallığın en temel ilkesi olan “hizmetlerde kesintisizlik” den bile vazgeçerler.
Ben bir dönem Yönetim Kurulunda birlikte çalıştığım Başkanımız Firuz Bağlıkaya’yı birinci olarak seçilmiş Başkanım olduğu, ikinci olarak Türsab adına aldığım sorumluluklar ve yürütmekte olduğum görevlerle ilgili bilgi vermek ve tasarrufunu öğrenmek için ziyaret ettim. Bundan sonraki seçim sonrası örgütümün dirliği için yine kuyruğa gireceğim. O kuyruk medeni olmanın, TÜRSAB ın gerçek omurgasının ta kendisidir.

Açıklamamın başında söylediğim gibi, bu yazı seviyesizliği, hakaret etmeyi, çamur atmayı, emek hırsızlığını, omurga zanneden bir TÜRSAB üyesinin Kayseri de Hürriyet & TÜRSAB etkinliğinde sözlü saldırıyla başlayan, içinde Hürriyet Gazetesinin bazı mensuplarının da bulunduğu whatsap grubunda devam eden ve nihayet bu yazıyla cevap olarak yazılmıştır. Şahsıma karşı yürütülen bu sistemli karalama söylemlerinin arkasında farklı bir menfaat beklentisinin olduğu, Cem Polatoğlu Beyin bazı kişilerce yalan bilgilerle donatılarak saldırgan mizacına uygun bir kalemşör olarak kullanıldığı olasıdır. Asıl unutulan ise kollektif bir çalışmanın ürünü olan başarının paylaşılmadıkça bir anlam ifade etmediğidir.

Önceki hakaretinizle birlikte, yazmış olduğunuz yazıdaki hakaret ve meslek ve şahsiyetime yönelik yalan beyanlarınız nedeniyle her türlü hukuki ve cezai haklarımı kullanacağımı, ayrıca yazı ekinde bulunan cevap metninin sitenizde yayınlanmasını, aksi halde hakkınızda her türlü yasal yollara başvuracağımı şimdiden bildiririm.

Bilgilerinizi rica ederim.

Hande ARSLANALP

————————————————