KARI KIL ÇIKTI ABi …

Paylaş

KARI KIL ÇIKTI ABi …

KARI KIL ÇIKTI ABi …

FAMTRIP, INFO Gezisi, Tanıtım Gezisi. Adına siz ne derseniz deyin, sonuçta para ödemeden “beleş”e yapılan gezilerdir. Bazen bir ülkenin Turizm bakanlığı sizi davet eder, bazen de firmalar ürünlerini, fabrikalarını tanıtmak amacı ile seyahat acentalarını ve gazetecileri ülkelerine çağırırlar.

Bir de biz seyahat acentaları, büyük şirketlerin yurt dışında ki toplantı veya gezilerini organize ettiğimizde, o şirketin bir yetkilisini “info”ya götürür ve kalacakları otelleri, gezecekleri yerleri yetkiliye gösteririz. Henüz anlaşma imzalanmadan yapılan bu gezilerde de şirket yetkilisinden çok korkarız. Çünkü her an “işi bozabilir”. Bu nedenle de yetkilinin her türlü nazını niyazını ve kaprisini çekeriz. Tabii ki bir noktaya kadar. Örnek aşağıda.

1.500 kişi Sharm el Sheikh-Mısır turu. Sıkı iş. Ben önceden atladım ve Sharm’a gittim. Ön hazırlıkları yapıyorum şirket yetkilisi abla gelmeden. O önce Kahire’ye gelecek, bir gece kalacak ve ertesi gün Sharm’a geçecek. Rehberim karşıladı. Kısa bir şehir turu, öğle yemeği çarşı, alışveriş, akşam yemeği sonrası oteline bırakacak. Merak ediyorum nasıl biri acaba? diye. Günboyu kız yanında, direkt açıp soramıyorum da telefonla. Akşama doğru tek kelime mesaj çektim.

-Nasıl?
-Karı kıl çıktı abi…

Haydiiiiiiiii. Tüm emekler, yaptığımız masraflar, zamanımız boşa gidecek. Yandık. Sabırsızlıkla geceyi bekledim, rehberim kızı oteline bıraksın da bir arayayım. Açtım telefonu.. Neden “kıl çıktı” oğlum. N’aptı kız? Abi, Aldım kızı havaalanından önce getirdim oteline bavullarını koysun diye, lobide çay içip onu beklerken indi aşağıya. Birşey içer misiniz? diye kibarca sordum. Aferin iyi yapmışsın eee? Karı Şili Şarabı istedi abi… Olabilir yahu sonra? Şehir turundan sonra yemeğe oturduk. Garson içecek sordu. Eeee? Şili Şarabı istedi. Haaa!. Çarşıya bıraktım, bir cafe’de onu bekliyorum. Geldi buluşma saatinde cafe’ye ve garsondan Şili şarabı istedi… Bu arada lüks yerlere gitmemize rağmen çoğu yerde Şili şarabı yok. Garsonlar dağdan-taştan Şili şarabı bulup getiriyorlar. Akşam yemeğinde aynı terane tabi ki.

Ertesi gün geldi Sharm’a ablamız. Öyle bizimle pek laubali olmama havalarında. Mesafeli. Seviyeli… Sizli-bizli konuşmalar. Lütfenli, yapalım-edelim’li emirler. Hakikaten de hoşgeldin faslında Şili şarabı, Restaurant’larda Şili şarabı… Eeeee. Bu ne yaaa. Anan sana süt yerine Şili şarabı mı emzirtti kızım? Göçtük valla. Daha 3 gün burada. 1500 kişiden yapacağımız kar’ı kızın şaraplarına verdik beee.. Şarapçının başkanı.

Akşam Sharm’ın en lüks restaurant’ındayız. Ben, Rehber ve Kız… O bir şişe Şili şarabı söyledi, ben de 2.sini. Rehbere dedim, sende… Ama ben abii. İç… içeceksin. İçemezsen de dökeceksin. Kafayı da bulduk. Hesap vakti. Garsona bir göz. Adisyon kızın önünde. Biz ise rehberimle koyuuuuuuu bir sohbete dalmışız. Görmüyoruz garsonun geldiğini, kızın önüne adisyonu koyduğunu, onun başına dikildiğini. Bir koyu sohbet bir koyu sohbet… Bitmez valla. E abla mecbur kaldı çıkardı kredi kartını verdi. Bize de göz ucuyla hesaba bakmak aldı. Yaklaşık 600 Dolar. He valla. Çok üzüldüm. Ben verseydim… Aaaa olmaz amaaaa. Siz misafirsiniz.. Ayıp oldu. Tüh tüh..

Ertesi gün öğle yemeğindeyiz. Garson kızımıza sordu. Ne içersiniz? Kola lütfen. Diyet olsun… Akşam? O da öyle…Sonra ki günler de… iş mi n’oldu?…….Tahmin edin.

Sevgilerimle

Cem Polatoğlu diğer yazıları için tıklayınız