Paylaş

AMERİKAN HAST

PARA iÇiN AMELiYAT

İlk, bir arkadaşımı ziyarete gittiğimde görmüştüm hastanenin yenilenmiş halini. Hani güzel bir otel gördüğünüzde dersiniz ya “şurada bi gece kalsam”.. İşte o hastanede de adeta “şurada bi ameliyat olsam” diyorsunuz. Her yer pırılpırıl, yepyeni, modern, boğaz manzaralı, geniş, wireless internet bağlantılı odalar. Papyonlu, askı pantalonlu doktorlar, Amerikalı danışmanlar. 5 yıldızlı restaurant, hediyelik eşya v.s dükkanları, çiçekçi, böcekçi ve berber (pardon kuaför). Çevirin 7236’yı ısmarlayın “due cappucho” (iki kapuçino’nun italyanca argosu). Sanırsınız Roma’da Piazza Navona’dasınız (Navona meydanı). Hooop; Alttaki Pastahaneden siyah uzun penguen önlüklü iki garson odanızda. “pregooo” (buyruuuun)

Allahtan başka bişi dileseymişim. Hikayem şu;
Her “çeyrek basketbolcu” gibi benim derdim de omuz. Sağlıksız beslenme, düzensiz yaşam, ağırlık çalışması, ısınma olmaksızın yaz-kış sokak basketbolu. İlk yurtdışında yaşarken 1988 de “anam anam, koparın omuzumu” diyerek hastaneye gittim. Kontrol v.s. ardından kemik arası kortizon, 3 ay dinlenme, beni 3-5 sene idare etti. Sonra bir daha… ve bir daha… Her seferinde bir kortizon.

2 sene önce Roma’dayım. Hani şu bizim meşhur 4 gecesi 99€’luk turlardan. Bastı omuzum. Sabah 06:00. İndim İstanbul’a, Havaalanından bavullarla direkt hastaneye. Bizi Acil’de Doçent Dr.Hakan Bozkuş karşıladı. “anam anam, koparın omuzumu”. Anlattık hikayemizi. Basın bi kortizon… Olmaaaz! 1001 çeşit Rontgen, Tomogrofi, MR, EMG, Dopler(ultrason), Ciğer, Kan v.s. testleri. Acı ve ağrı içerisinde 12 saattir acildeyim. 2 günde Roma’yı kat. Tam bir işkence. Saat 18:30. Dr.Hakan Bozkuş kararını açıkladı. Ameliyat! Nassı yani? Yok mu bunun başka bir çaresi? Yok! Dört bir yandan yalvarıyoruz; Eskiden bi kortizon yapardınız… Hatta bu hastanede de yapıldı. Durdurun ağrıyı, bir düşünelim… İmkansız!, diyor doktorumuz ve ekliyor; her şeyi kontrol ettik. Ağrıyı durduracak hiçbir yol, yordam ve yöntem yok!. Sendeki omuz ağrısı boyun fıtığından. Ancak ameliyattan hemen sonra bu ağrı geçecek!. Şimdi sizi yukarı odaya çıkarmak için bana sizi ameliyat edecek doktor adı vermeniz gerekiyor. Ben ya da her kimse?. Dr. sürekli yanımızda. Bir dakika dedim doktor bey, bari bize bir adet dakika lütfen. Dr.Hakan Bozkuş Acilde yatakları ayıran perdenin diğer tarafına geçti ve biz kankam Sevgili Cerrah arkadaşım Doç. Dr.T.M.oğlu’nu arayabildik.
Arkadaşım: – Şu anda uzaktayım. Detayları bilmiyorum ama 1-Türkiye’nin en büyük özel hastanelerinden birindesin 2-Eğer bir meslektaşım sana bu cümleyi kullanıyorsa durum gerçekten acil demektir. Güvenmek gerekir.
Tamam dedik. Zaten ağrıdan kıvranıyorum. Öyle bir acı içerisindeyim ki, Doktor; ç…nü kescem ve ağrın geçecek dese, kabul edeceğim. Ne varsa imzaladık ve nihayet 12 saat işkenceden sonra odaya çıkabildik. Gece yarısı operasyonları ile hastanede referans aldığımız birkaç Prof. ve Dr. ismine daha ulaşabildik. Sabah ilk işimiz bu Prof. ve doktorun kapısına dayanmak oldu. Yarın inkar ederler mi bilemeyiz ama, aldığımız cevap bizi hayal kırıklığına uğrattı. “Sizi ilk gören ve ameliyat için yazıldığınız Doktor “Hakan Bozkuş”. Aynı hastanedeyiz. Sizi devir almam etik olarak uygun düşmez. Bir problem olursa yardımcı oluruz” (Ör.Dr.A.Z) O ne yaa. Gömlek mi ütületiyoruz? Can bu. Hani kötü olursa alır başkasına ütületirim. Aklıma halıcıda çalıştığım günler geldi. Orada müşteriyi ilk karşılayan Hanut’u alırdı. Burada da hastayı ilk karşılayan. Ne güzel…

Olduk ameliyat. Ancak durmadan yutkunuyorum. 2 gün geçti, Omuzum’u bırakın, şimdi kolumu dahi kaldıramıyorum, aynı ağrılar da cabası. Tekrar MR’lar, filmler v.s. Doktorum niyaz eyledi;
– Benim ameliyatım başarılı geçti. Ancak görüyorum ki omuz ağrısı seconder (ikincil) bişi.
Hadiii yaaa! tebrikler! Yani k….da da çıban çıksa, Sn. Doktor onu da alsa, “başarılı geçti diyecek”. Ve ekledi; “yarın bayram ve ben tatile çıkıyorum. Yerime arkadaşlarım bakacak. İyi bayramlar…! çüüüüz” Dr. beni ameliyat etmiş, başarısız geçmiş, ama tatile çıkıyor…. Ve çekti gitti tatile. Şaka gibi. Hemen dedim, bana lütfen bi kortizon. Ertesi gün abbas yolcu, ben taburcu.
Kortizon 2 gün idare etti. O da bize araştırma yapmamız için yetti. Bastı kol. “anam anam, koparın omuzumu”. Bir diğer hastanedeyim. Bayramın son günü. Beyin cerrahı Dr. Selhan K. benim kanka Cerrah Dr.Tolga M’nun sınıf arkadaşı. Tatilini kesti geldi. Film, MR v.s. ilk cümlesi; “Eve gitmesen iyi olur!.” Çünkü yapılan ameliyatta yanlışlık olduğu ve boynuma konan parçanın (cage yani yüzük) çok öne ve yanlış yere konduğunu ve soluk boruma fırlayabileceğini söyledi. Burada yapılan 2.ameliyat tamamen can kurtarma operasyonu oldu. Cage yani yüzük çıkarıldı yerine platinler takıldı. Ve bir takım daha komplikasyonlar temizlendi. 3.ameliyatım ise anlatıldığı kadarı ile omuza yönelik ameliyat oldu. Bunun bedelini 2 kez 8.5 saat ameliyat masası ve 2X1.5 gün yoğun bakımda kalarak ödedim. Oysa hangi doktora sorsam bu ameliyatların hiç birine gerek olmadığını, ilk gereksiz ameliyatın başıma bunları açtığını belirtiyor. Yani; bir gereksiz ve yanlış ameliyat ve.. BOŞU BOŞUNA YAPILAN 3 AMELiYAT. Peki ya benim diğer hastanedeki sorumlu! doktorum’un bana yaşatıklarının bedeli ödenebilecek mi?

Araştırdık. Türkiye’de esas problem mağdurlar dava açınca geliyor. Çünkü bu tür davalarda bilirkişiler çok önemli. Peki bilirkişiler kim? Cerrahlar!. Yanlış ameliyat davalarında, eğer bedende “makas” kalmamış ise, kendileri de cerrah olan bilirkişilerden meslektaşları aleyhine rapor çıkması zor gibi gözüküyor. Bu nedenle Türkiye’deki yetkili kişi ve kuruluşlardan tatmin edici herhangi bir yaptırım gelmediği, mahkemelerden sonuç alınmadığı takdirde, konuyu ve davayı uluslararası kurum, kuruluş ve mahkemelere taşımak gerekebilecek. Nitekim benim doktor hala aynı hastanede çalışmaya ve ameliyatlarına devam ediyor. Acaba biz başka mentalitede olsak, bu Cerraha Sütlüce’de koyun kestirirler miydi?

Hastahane
Tek kelime ile 5*. Ekipmanları, konumu, techizatları, tefrişatları, hizmeti, hijyeni, restaurant’ı, yemekleri ve hatta manzarası mükemmel. Dallas Methodist, New York Presbyterian, Houston Methodist (Dr. Michael E. DeBakey’in hastahanesi) gibi hastahaneleri gezme şansım oldu. Buralara zamanında az hasta ve yakını yollamadık. Bu hastane hepsinden bir adım önde. Diğer hastahaneleri bilemem; ancak sahiplerinin bu hastaneye ticari bakmadıkları kesin. Yoksa 600 küsür odalı, boğaz manzaralı, şehrin göbeğinde nefis bir otel, ekstra gelirleri hariç %70 dolulukta senede 8-10 Milyon euro kılçıksız kar ederdi. Aile ve Vakıf, Hastane için hala cepten yiyor. Teşekkürler aileye.

Sigorta şirketi
Yıl 86. Birleşmiş Milletlerde çalışıyorum. Yine BM’de çalışan İsveçli arkadaşımla bir davetten geceyarısı aynı taksi ile ayrıldık. O Manhattan’da 106, ben 108 de oturuyorum. İndi taksiden. Evine girene kadar taş çatlasın 50m var. İçgüdüsel olarak beklettim taksiyi. Korktuğum başıma geldi. Arkadaşım 2 kişinin saldırısına uğradı. Herşey birkaç saniye sürdü. Yanına ulaşana dek çoktan kaçtılar. Karnından bıçaklayıp cüzdanını almışlar. Hemen hastahaneye ulaştık. Adını, çalıştığı yeri verdim. Bağlı bulunduğu sigorta şirketinden ve İsveç konsolosluğundan teyid almamıza rağmen benim tüm kredi kartlarımı manuel slip çekip, imzamı almadan tek bir işlem yapmadılar…
Yıl 2007. Şiddetli omuz ağrısı ile Türkiye’deki hastahanedeyim. Sadece adımı ve sigorta şirketimi söyledim. Dünya kadar tahlil, MR v.s yaptırdım, ameliyat oldum ve çıktım. İşte bizdeki ve hasta BM çalışanı olmasına rağmen Amerikadaki sigorta şirketi veya sistemi. 2. ve. 3.ameliyatlarımı başka hastahanede oldum. Doktor anlaşmasız. 21.600 TL sadece profesör ücreti. 2.gün faturanın %80’i sigorta tarafından hesabıma yattı.

Ameliyatımı yapan Dr.Hakan Bozkuş

Nereden başlayacağımı bilemiyorum.
Senelerdir omuzuma önce bir kortizon yapılır. Rahatlatılır. Sonra nesi var diye bakılırdı. Anlattık, rica da ettik kendisine. Lütfen bana acı, işkence çektirme. Vur iğneyi, sonra bak neyim varsa. Zaten Roma’da 24 saattir acı içerisindeydim. Hayır. Yapmadı ağrımı dindirecek herhangi bir iğne.
Beni işkence gibi 12-13 saat acı içerisinde acilde bekletti ve “Ameliyattan sonra geçecek” diyerek de ameliyata zorladı.. Öyle ki; bırakın boyun fıtığı ameliyatı olmayı, ç—nü keseceğim, ağrın geçecek dese inanın “kes” diyeceğim.
Ve doktor Omuz ağrımla birinci derecede ilgili olmayan Boyun Fıtığı ameliyatı yaptı. Kendisi de daha sonra bunu itiraf etti.
Ameliyattan önce normal olan sağ kolumu ameliyattan sonra hiç oynatamadım.
Ayrıca ameliyattan sonra omuz ağrılarım aynen devam etti.
Bu durumda Dr. tekrar filmlerimi çekip; Ama benim ameliyatım başarılı geçmiş. Sizin omuz ağrınız seconder (ikincil) bir problem dedi. Bende; Sn. Doktorum “kı—da da çıban olsa ve alsanız başarılı geçti diyeceksiniz!” diye düşündüm Ama bana ne. Ben niye ameliyat oldum?. Bu arada, ameliyat sonrası korkunç bir yutkunma da başladı.
Sn. Dr. bana; Kusura bakmayın şimdi tatil zamanı. Ben tatile çıkıyorum. Arkadaşlarım size yardımcı olacak dedi ve vınnn.
E madem tatilin, hastanı takip etmekten daha önemli. Neden böyle riskli bir ameliyatı tatil öncesi aldın? diye soramadım bile. Bakakaldık eşimle.

Çıktık hastaneden. Aradan 4 gün geçti. Cebimiz kendisinde. Aramadı dahi.
Ağrılar bastırınca geçtik diğer hastaneye. Dr.Selhan K. karşıladı bizi. Aynı film ve MR faslı burada da devam. Sonuç;
1. Cage yani yüzük çok öne takılmış. Her an yemek borusuna kayabilir. Yutkunma buradan kaynaklanıyor.
2. Cage yani yüzük kemik yerine kemiğin ürettiği kireçlenmiş (Osteofit) olan çok zayıf bir bölgesine takılmış. En ufak bir darbe bile hayati tehlike yaratabilir.
3. Cage’nin stoperi dahi kireçlenmiş bölgeye takılmış
4. Ameliyatın sonuçları ve bölge, aşırı kanamadan dolayı MR, tomografi v.s lerde net görülemiyor.
5. 1. Ameliyat asnasında sinirlerde tahrip olmuş olabilir. Göz kapanması, kol hareket deformasyonu buna delalet olabilir.
6. Genelde bu tür ameliyatlarda bu tür kanamaları dışarı atmak ve birtakım komplikasyonları, iltahapları engellemek için “diren” (vücut içinde ameliyat sonrası kanamaları dışarı atan sistem-boru) takılabilirdi. Takılmamış.
7. Boyun fıtığı ameliyatı olan hastaya ameliyat sonrası olası dönme, darbe v.s. karşın boyunluk verilir, takılır. O dahi takılmamış.
8.Ve saatler süren 2. ve 3. ameliyat… günler süren yoğun bakım.
9.Dr.Hakan Bozkuş hala aramadı. Eşim mesaj çekti kendisine. Ameliyatları bildirdi. Döndü nihayet, aradı eşimi. Azarladı. Dr.hastayı değil hasta Dr’u ararmış!. Nerde görülürmüş bunun aksi.

Cem Polatoğlu;
Durup dururken 3 ameliyat oldum.
Boynum bir takım metallerle (platin ve vidalar) dolu
Sağ kolum tam kalkmıyor (sadece sağ kolum dedim allaha şükür), Sağ elimle yazamıyorum, Sağ el parmaklarım (iki tanesi) hissiz.
Sol göz kapağım bazen düşüyor, kapanıyor.
Ayakta 15 dk uzun süre duramıyorum. Çöküyorum.
Sesim değişti. 15 dk. konuştuktan sonra sesim çatlamaya, kesilmeye başlıyor.
Vücudumun ve iç organlarımın (Ciğerlerim, böbreklerim, midem, barsaklarım, dalağım v.s.) uzun dönemde her biri 8 saatten fazla süren ameliyatlardan etkilenmemesi mümkün değil. Ömrümden kaç sene gitti hesabı yapılamaz. Kısaca “testi kırıldı”
Yaşam kalitem yarıya düşüyor. Basket, futbol v.s oynama, motorsiklet, bisiklet, parasailing, kayak, dalma gibi hobilerimi ancak rüyalarıma saklamalıyım. Araba kullanırken dikkat! mümkünse kullanmamalıyım…v.s. v.s
Tüm hassas güvenlik kapılarında, boynumdaki metallerden dolayı ötüyorum.
Bir tokatlık canım var. Tavuğuma “kış diyene hoşt” diyemeyeceğim. Ömür boyu herkese “eyvallah” demek zorundayım.
Façam bozuldu. Boynumda ve ensemde 3 tane derin çizik var. Fular baş aksesuarım olacak. “Bağrı açık, kıllar fora” imajım yok oldu…
Artık kesiklerden dolayı sinekkaydı traş’da imkansız. Plajda hava atmak da.
Boyunlukla sevişmek zor. Boyunluksuz da allah muhafaza “su testisi” misali.
İşlerim bozuldu. Özellikle cirosunun %80’nini bayramlarda yapan seyahat acentelerinden biri olan şirketim, bir sene önce bayramlar için garantili girdiği angajmanlar (otel ve uçak) yüzünden de zarar etti.
Bundan sonra da işimi aynı ritmde yürütme şansım “0” Hatta çok haraket ve seyahat gerektiren işimi devam ettirme şansım da.

Not: Tüm belge ve sonuçlar tarafımdadır.
1) Durum bu; Şimdi lütfen, benim gibi doktor tarafından mağdur edilmiş yakınlarınız var ise sahsi mailime bildiriniz.  www.doktormagdurlari.com  açıldı. İlgili ve yetkililere bu veriler ışığında adım atmaları gereken noktalar var mıdır? diye sormak isterim.
2) Bu ameliyatlarımdan bu yana 2 sene geçti. Bir ara hayata küstüm Bodrum’a yerleştim. Daha sonra sıkılıp işime geri döndüm. buna dahttp://www.facebook.com/note.php?note_id=37596758531&id=1574541807&index=35  linkindeki notumda deyindim
3) Şimdi sağlığım iyi, psikolojim iyi, daha çok geziyor ve yazıyorum.

Sevgilerimle

Cem Polatoğlu diğer yazıları için tıklayınız