AH O 17 SANiYE !..

Paylaş

AH O 17 SANiYE !..

Ne de güzel uymuştu Ruslarla kanımız. Onlar Deniz-Kum-Güneş’e hasret biz Turistin sarışın ve paralısına. Ortayol’u Antalya’da bulmuştuk. Binlerce Rus gelinimiz, Onbinlerce Rus sevgilimiz olmuştu. Rus Turist, Alman turist gibi müşkülpesent, Fransız gibi detaycı, İtalyan kadar gürültücü, Arap, İranlı Turist kadar dağınık ta değildi. Ver içkisini, yemeğini, denizini, eğlencesini sorun çıkarmaz. Otelci kredisini, Ekonomi ise cari açığını Ruslar sayesinde kapatırdı. Lokantası, kuyumcusu, hediyelik eşyacısı, rehberi, yağızı onlarla siftah açarlardı.

AH O 17 SANiYE !

Rus uçağı mı düştü, karabasanlar mı bastı anlamadık. Sezon yeni bitmişti. İlk serzeniş tarladan geldi. Ruslar değil Turist göndermek, Türkiye’den domates dahi almıyor, Türk tekstili, Beyaz eşya ürünlerini görmek istemiyorlardı. Oteller, yıllardır sezon öncesi ilk peşinatlarını aldıkları Rus acentalardan sıfır çektiler. Charter seferleri bir yana Tarifeli seferler dahi iptal oldu. Ardından, Rusya’da Türkiye turu satan acentalara yasak geldi. Oteller boş, esnaf siftahsız, Rehberler işsiz, ihraç malları elde kaldı.

Her şey siyasette bitiyordu. Sadece Ruslar değil, Yüzbinlerce İsrailli, Alman, İngiliz diğer milletler de gerek terör gerekse Politik nedenlerle Türkiye’den uzak duruyorlardı.  Güdülen siyaset “stratejik derinlik” gereği ya değerli yalnızlığı ya da eskisi gibi dünya ile bütünleşmeyi seçecektik. Aklın yolu birdi. Şükür ki 2. yolu seçtik. Çok büyük eleştiriler alınacağını bile bile siyasilerimiz normalleşme yollarını aradılar. Öncelikle ve içtenlikle onları  tebrik etmek lazım.

Konuştuk, anlaştık, iş bitti. Peki şimdi her şey hemen yoluna girer mi? Tabi ki Hayır !. En az 5 sene kaybettik. Adım adım sabırla, iğne ile tekrar yolları kazıyacağız. Her şer’de bir hayır vardır demişler. Belki bizler de yaptığımız hataları görür yeni bir yapılanmaya geçeriz.

Mesela;

– 3*. 4* Şehir merkezi otelden Herşey Dahil çıkmayacağını

– Türk müşterinin hiç de yabana atılmayacak bir potansiyeli olduğunu

– Alışveriş yapmadı, Pazarlık yaptı gibi sebeplerle azarlanan her bir Turistin en az 10 Turist kaçırdığını

–  Tüm esnafın, Rehberin, Otelin, Acentanın hatta Siyasetçinin aynı gemide olduğunu,

– Memnun olan Turistin kendi ülkesinde bir Türkiye fanatiği olacağını, olmayanın ise Türkiye düşmanı olacağını

– Sömestre ve Yaz tatillerinin Bölgelere Göre Ayrılmasının Türk Turizmine katkısının %25’lere varacağını anlamışızdır.

Başka neler yapabiliriz?;

– Seyahat acentalarını KOBİ kapsamına alıp, getirdikleri dövizi ihracat kapsamına alabiliriz

– Uluslararası Otel zincirlerine özel teşvik ile otel mülkü sahibi olmalarını sağlayarak onların da ellerini taşın altına sokmalarını sağlayabiliriz

– Senede 2 Milyar dolara yakın girdi ve 50.000 kişiye iş istihdamı sağlayabilecek olan Kumarhanelerin yabancı turistlere açılmasını ele alabiliriz.

– Sayıları 3,5 milyonu bulan yazlıkları ve 10 milyona yakın yazlıkçıları turizme kazandırmayı tartışabiliriz.

– Epcot Center’a katılabiliriz.

Amerika’nın Orlando şehrinde 106 ülkenin katılımcı olduğu, 365 gün açık olan, günde 50-70 bin kişinin gezdiği bu dünyanın en büyük fuarına katılarak Turizm profesyonellerine hem Türkiye’yi hem de Türk ürünlerini tanıtmalıyız.

– Türkiye tanıtım bütçesi profesyonellere verilmeli

130 milyon euro tanıtım bütçesini atanmışlara, tanınmışlara bırakırsak Bilboard’umuzu Paris’in getto’sunda, TV reklamını sabah 03:00 de film arasında görür veya 2 yabancının katıldığı tekne partisi için dünya para harcarız. Oysa tanıtım bizlere bırakılsa, bu bütçe ile Mısır’ın yaptığı gibi ünlü romancılara Kitaplar, Senaryolar yazdırılır, Filmlere, Kliplere sponsor olabiliriz.

– Türkiye Turizm fuarlarına bölgesel katılmalıdır.

Sorsak; Marbella, PhiPhi, KotaKinabalu, Bali, Koh Samui, Langkawi, Las Palmas, İbiza, Cebu, Cote d’azur, Zanzibar, Cancun, Galapagos hangi ülkededir diye, kaç kişi hepsini bilir? Bu turizm beldelerinin hepsi, uluslar arası turizm fuarlarına kendi ülke standlarından bağımsız girerler. Zanzibar’a giden turist kendisini Tanzanya, Bali’ye giden Endonezya, Cebu’ya giden Filipinler’e Marbella’ya giden İspanya’ya gitti saymaz. Ancak gemiyle Kuşadası’na 2 saat uğrayan Turist; kendisini Türkiye’ye gitti sayar. Bölgesel tanıtım şart!

– BASIN;

Bundan 5 sene önce patlak veren Kuş gribi vakası en çok nerede görüldü? Hiç uğraşmayın, söyleyelim. Hollanda’da. Evet Hollanda. Çünkü bu ülke kuşların göç yolu üzerinde ve nüfusa oranla dünyada kuş gribinin en çok görüldüğü ülke. Ama hiç duymadınız.

Peki 11 Eylül’de ölen 30.000 kişiden, Paris, Londra, Brüksel, Madrid saldırılarından kaç tane ceset resmi hatırlıyoruz? Hemen hemen HİÇ. Biz de bir basın mensubu ve turizmci olarak asla SANSÜR demiyoruz ama teröre de hizmet etmek istemiyoruz.

– Turist akar Türk bakar olmasın;

THY’nin 14 milyon Transit yabancı müşterisini hangi cazip tekliflerle Türkiye’de 3-5 gece konaklatırız? Aynı konumdaki Emirates HY merkezi Dubai’de yapılan 6 milyon konaklamayı incelemeliyiz.